toplu blog ortamı

Belki Bugün Belki Yarın / Mustafa Özyurt / Kültür Sanat

Belki Bugün Belki Yarın

uyumuş gözlerin,
ezeli denen saatler,
yormuş kirpiklerini
dudaklarına çalınmış
piç kurusu tenler
seni tanrın terk etmiş

bir başına !
tek başına oynuyorsun rolünü
yorgunum en az benim kadar
çayda istemem,
sadece huzur biraz,
sadece uzun bir an…
neyse, sadece sağlıcakla kal.
bak!
çocukluğum salıncakta kaldı.

dün gece yine bugüne gittim.
soğuk muydu neydi gözleri?
uyuyordu, elindeydi mendili
seni, özlediğimi söyledim.
defalarca titredi,
defalarca git dedi.
gitmedim…
ve gözlerin,
semalardan inmedi,
saatlerce izledim.
sen ne kadar “bitti!” dediysen de bitmedi.

görmüştüm rüyamda,
kabuslardan uyanmak
bir anda…
dudaklarının tadı yoktu biramda.
pencerenin camıyla,
sevişiyordu bir damla
işte o anda
yıkıldı kalbimdeki selviler,
sırayla…

uzuyordu yollar,
ya da küçülmüştü adımlarım.
sadece seni değil,
ben, tanımıştım kadınları.
şimdi arkana bakmadan gidiyorsun da
geriye bir tek adın kalır.
onu da gece gündüz sayıklarım.

geçmişte kaldı,
sen kokulu yarınlarım.
bir bütün olmuyor artık
birleştirince yarımları.
şimdi sen yoksun ya hani
boşa kürek çeker,
kağıttan yaptığım kayıklarım.
yıkılınca umutlarım,
cümle alem ayıpladı.
toz pembe bulutları,
hayatımdan ayıkladım.
şimdi,
gördüğün,
en sarhoş adam bile yanımda ayık kalır!

kalbimin, duman altı odalarından
resimlerini topladım bugün.
merak ediyor musun?
bilmiyorum.
kalbim hala aynı, ritmi bozuk..
bir kumar masasında gençliğimi verdim,
elimde kalmamıştı kozum.
o yüzdendir uzun sakallarım…
bugüne kadar tek yaptığım,
hayatından uzak tutmak oldu çakalları.
bu yüzden mi ağaracak sakallarım?

her gidenin arkasından el sallanır da
sen gidince, ilkbaharımda
tek bir yaprak bile kalmadı dallarımda.
şimdi çırılçıplak bir ağaç gibiyim.
bütün gözler üzerimde, anlarım da.
bir çift göz eksik lan burada.
elini uzat bak ağrı tam şurada.
şurada yani sana ait olan yerde,
bugün burada deprem de olur sel de.

ben birazdan ağlarım kadın!
erimeye başlar,
manzarandaki dağların karı.
şimdi gülüyorsun da ağlaman yakın.
ağlarsan da üzülürüm lan!
ağlama sakın.

bu ışık
ne yeşil ne kırmızı
ne de sarı,
bu tavlanın
pulları fazla
eksik zarı,
iki çay!
getirin buraya,
biri açık olsun,

belki
bugün
geri gelir,
belki
yarın.

Mustafa Özyurt

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.