toplu blog ortamı

Ben burada ne bok yiyorum? / Onur Sakarya / Kültür Sanat

BEN BURADA NE BOK YİYORUM?

 

Bir de şeyi anlamam, dedi. Neyi, dedim. Kız arkadaşının yanında sonradan rahat osurabilmek için önce ufak ufak ve tedirginmiş gibi osuran adamları. Cart diye patlat be kardeşim. Sinsi olur böyleleri. Osuruğunu alıştıran her şeyini alıştırır benden söylemesi. Ne saçma bir saptama, dedim. Bir de şunu dinle, dedi. Neyi, dedim. Külotlu çoraplardaki çizgiler harita metot defterine benzemiyor mu? Tam siktir git diyecekken… Benziyor tabi. Birinde nasıl giyeceğinin hesabını yapmış adamlar diğerinde nasıl yazıp çizeceğinin. Ben çok güzel iguana döverim, dedi. Hadi ya, dedim. Evet, iguanaları kendi kuyruğuyla döversen içgüdüsel olarak anne dayağı gibi algılarlar, çaktın mı, dedi. Çaktım ama, derken… Mesela ben şimdi üşenmesem kalkar seni de döverim, dedi. Neden, dedim. Hiç, boktan bir herifsin. Dinlemiyorsun. Ben daha konuya başlamadan sen ne söyleyeceğinin hesabını yapıyorsun. Vurdumduymazsın. Çalışmıyorsun. Elinden bir bok gelmiyor. Ana babanın eline muhtaçsın. Çirkinsin. Örneğin burnun. Benim öyle burnum olsa girer bir işe en azından estetik ameliyat masrafımı çıkartırdım. İki yıldır tanışıyoruz daha yanında bir kız görmedim. Ama kızlardan hoşlanmadığından değil sadece bok gibi bir suratın olduğundan. Sonra o nasıl göbek. Bira içiyorsun desem. Değil, içmiyorsun. Sanki sönmüş plastik top koymuşlar karnına. Ya o bacaklar. Sağ bacağın sol bacağından daha ince. Dikkatli bakınca fark ediliyor. E, kıllı da sayılırsın. Hiçbir işe yaramıyorsun. Akvaryum balığı gibisin ama çöpçülerden değil, düz Japon balığı, yem versinler, ye, hazmet, sıç. İşte bu ve bunun gibi birçok nedenden dolayı seni döverdim. Aslında düşündüm de dünyanın en gereksiz işi de seni dövmek olurdu. Çünkü gereksiz birini dövmek gereksiz olurdu. Neyse ya boş ver nerede kalmıştık, dedi. En son beni dövecektin, dedim. O değil de, dedi. Sen hiç huri gördün mü, ben görmüş kadar oldum rüyamda, bacakları aşağı yukarı üç metre ve cinsel organı tam dört tane. Kalktım. Ben gidiyorum, dedim. Nereye, dedi. Eve gidip kendimi asacağım, dedim. ÇÜNKÜ BURADA NE BOK YEDİĞİMİ ANLAYAMIYORUM. Bunu bağırarak söyledim. Uzunca bir süre yüzüme baktı ve konuştu: Tam isabet, en güzel ölüler dinler çünkü…

 

Onur Sakarya

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.