toplu blog ortamı

Hüseyin Şenkayas

hibrityazarlik
3 Ocak 2014, Cuma, 12:47
Direngen.net, hızla akan hayatlarınızda bir dinlence verme imkânı sunuyor. Dergi, yayınevi, yayın endüstrisi gibi baskılar olmadan, serbestçe düşüncelerin toplanıp aktığı bir nehir gibi...
ozgurlugeodul
28 Kasım 2013, Perşembe, 10:10
Kapı, arkamdan kapandı. Ayaklarımın altındaki buz tutmuş karın iç gıcıklayıcı çıtırtısı, kapının çarpma sesini duymama engel oldu. İyi de oldu. Bu eski, kasvetli binadan ve benzer kişilikteki insanlarından kurtulmayı hep istemiştim...
direngensu
21 Kasım 2013, Perşembe, 1:00
İnsan kalabalığı. Derin bir uğultu denizi içindeyim. Yüzmeyi öğrenemedim henüz. Midemin bulanması gerek. Deniz tutar beni. İnsan denizi bulandırmıyor. Sadece yoğun bir ayrımsallık duygusu.
atki
14 Kasım 2013, Perşembe, 11:49
ATKI             Elini tuttu annesi. Çocuğun atkısını boynundan çözdü. “Havalar ısınıyor artık. Takmana gerek yok” der gibi baktı. Bakışlar yetiyordu anlaşmaya. Gözleri, gülümseyerek kucakladı çocuğu, alnında güven verici kırışıklıklar oluştu. Mavi gökyüzünden bembeyaz bir melek geçti ansızın, bir yıldız gibi kaydı. “Hadi hoşça kal,” dedi anne. Bakışlarına yerleştiremedi bu kelimeleri. Ayrılığa dair ne varsa uzak […]
makinist
8 Kasım 2013, Cuma, 12:14
MAKİNİST             Beraat ettim. Temizlendim. Suçsuzum yani. Daha doğrusu, beni suçsuz buldular. Evet, ben yaptım. Olayın baş aktörü bendim. Ama suçsuzmuşum işte. Öyle dedi hakim. Zaten o, beni hep suçsuz bulur. Daha doğrusu onlar; hakimler yani. Evet, ben yapıyorum; ölüyor insanlar. Yaşamları sona eriyor, hem de berbat bir şekilde. Kendileri karar veriyor buna, ben değil. […]
narportakal
6 Kasım 2013, Çarşamba, 9:20
NAR, PORTAKAL, ÇAM             Yattığım yerden görebiliyorum. Pencerenin iki kanadı da açık. Manzaramda kıpkırmızı nar çiçekleri. Gerçek bir acı yoğunluğunda. Bir o kadar da yaşam kokuyor. Yaşanılan ne varsa, anımsatıyor nar ağacı. Tavukları kovalardım dibinde. Kediler çıkamazdı ağaca, yakalardım. Tırmalardı dallar incecik kollarımı. Ama kırmızıydı çiçekleri. Nar çiçeklerini çok severdim. Bahar gecelerinde yürümeyi. Akşamüstleri denize […]
gunesdansi
4 Kasım 2013, Pazartesi, 1:30
GÜNEŞ DANSI             Eski bir yapı, bakışlarımı yoran yüksek binaların arasında. Soluk boyalı duvarlarını, ahşap kapısını, üst kattaki pencerelere ulaşan sarmaşığı ve tül perdeleri görünce aradığım huzura kavuşuyorum sanki. Hafiften bir esinti yasemin kokusunu taşıyor, esrik bir halde gözlerimi yumuyorum. Bu koku, çocukluğumun yemyeşil bahçelerine götürüyor beni. Çocukken sevdiğim insan yüzleri, gülen gözler, hep sevinçli […]
paganinininkemani
30 Ekim 2013, Çarşamba, 11:13
Paganini’nin Kemanı   Hava kararıyor yavaştan. Akşamüstü şimdi; hüznün ve hazzın buluştuğu tek zaman dilimi. Az önce okullar dağılmış, sokakta çocuklar cıvıl cıvıl. İşyerlerinden kurtulan insanlar, uçarcasına evlerine yetişme telaşında. Günün en hareketli saatleri. Birazdan, aydınlık, son kırıntılarını da toplayıp gidecek. İnsanlar huzur dolu evlerine çekilecek, çocuklar cıvıltılarını anne-babalarının yanında sürdürecekler. Evler aydınlanıp kalabalıklaşırken, sokaklar […]