toplu blog ortamı

Onur Sakarya

ruhbaba
15 Şubat 2014, Cumartesi, 6:43
Omzunda asırların ılık yorgunluğu Sordular: Nereden böyle ve nereye? Ağzında şarabın kiri, esrar sarhoşluğu Dedi ki: Gelecek zamanından hep geriye
tabutvekoridor
19 Ocak 2014, Pazar, 9:23
Ah bir taşısanız! İşte o zaman Koridorları maviye boyayacak sesiniz
celikyelek
10 Ocak 2014, Cuma, 1:27
İçime kıvrıldığın günden beri Öpüyorum; yeşil mermerden pınarı
beton
23 Aralık 2013, Pazartesi, 10:43
DOSYA:TAZE DÜNYA 3.BÖLÜM: MERMER ŞİİR:BETON
mermermezar
7 Aralık 2013, Cumartesi, 5:59
3.BÖLÜM TEFRİKASI BAŞLADI / DOSYA:TAZE DÜNYA / 3.BÖLÜM: MERMER / ŞİİR:MERMER MEZAR
zula
23 Kasım 2013, Cumartesi, 9:42
ZuLa çıktı! Zula, Onur Sakarya'nın üçüncü kitabı... Zula, sırasıyla Nergis Üçlemesi, Fantaazi, Sürrealite Şov ve Arka Dörtlü adlı bölümlerden oluşuyor. Arka Dörtlü'de ağırlıklı olarak politik solusyonla karşımıza çıkarken Sürrealite Şov'da okuyucuyu bilinçaltının girdabına çekiyor...
melike
15 Kasım 2013, Cuma, 11:37
  Melike   Beni gözleriyle kurşuna dizen kadın Ruhumda matkap yaraları Işık sızdırıyorum Sızıntı: Maddenin özgürlüğe ulaşma çabası Açılan her delik başka boyuta kapı Görebilirsin Kolların serçe kanadı; ürkek, titrek Her an uçacakmış gibi ölüme yakın   Onur Sakarya   dosya: taze dünya bölüm 2: elektrik şiir: melike  
tuyaponurzula
7 Kasım 2013, Perşembe, 11:32
    Zula   Yitir bakırı Sana ıslak çorapların diyeceği bir şeyler var Ayakkabıların delik, yazgın delik, şarkıların delik Utandır devleti Sonuçta bu çağın en ağır işçisi bulaşık süngerleri Makinen yok, umudun yok Hiçbir coğrafyada iz bırakmıyor ayakların Yine de şanslısın Televizyon yönetiyor yazgını Polis gözyaşlarını sorgulamak için evine gelmedi hiç Tüm kurumlar emirine amade […]
karantina
21 Ekim 2013, Pazartesi, 12:25
  Karantina   Onu gördüğüm günü hatırlıyorum Demir kelebekler beynime üşüşmüştü İşaret edip karanlığımı Bu bir hata olmalı dediler Sen onu görmemeliydin   Çünkü sen karıncaları ezersin Akrep yuvalarını ateşe Kalbini asit yağmurlarına verirsin   Dedim ki: kelimeler şahidim olsun Bir maskottan farkım kalmadı Ruhumdan katran sızıyor   Onur Sakarya   dosya: taze dünya bölüm […]
tabela
13 Ekim 2013, Pazar, 7:33
    Tabela   Kalbime çakılan dört kollu tabela Her yönü gösteriyor Ne tuhaf! Bu kavşaktan kaç yavşak geçiyor? Biri enine Yani bütün zamanların tersine Biri boyuna Tanrının huzuruna Biri batıya İnsan yiyen ahtapota Ya da doğuya Biriken kızgın kana Kalbime çaktığın resmin Dört sonu gösteriyor Biri buna İkinci el sıkıntıya Biri şuna Vaat edilmiş […]
elektrik
6 Ekim 2013, Pazar, 7:43
    Elektrik   Takvimler yaşadığımı belgeliyor Hayatımın en güzel rolünü bu yaz oynadım Bardaktan boşanırcasına bir yağmur denizi titretiyordu Kayalara tünemiş martılara baktım Kendilerini özel hisseden tüm tüneyenlere Sahil kahvelerine tüneyen, meyhanelerde tüneyen Kendi içlerine tünemiş birkaç balıkçıya Sonra teraslara tünemiş yaşlılara Yatağına tünemiş bir kıza Hayatımın bir balkonu olsaydı Bundan daha fazlasına da […]
atlantis
29 Eylül 2013, Pazar, 6:53
Atlantis   Mermerlerin altında, demirin ve kirecin altındaki ülke Atlantis’in ta kendisi Binaların kılıflarına yapışmış bu kokuşmuşluğun altındaki Atlantis Ah uygarlık! Beni kirece ve demire, mermere ve kana buladın Ben de bulandım hamile kadınların midelerinde Ağzımda dilimi aradığımdan beridir, senin ışıklı caddelerinde ağlıyorum Senin asil sefaletine gülüyorum Kasıklarıma kan dolana kadar kokunu çekiyorum Öyle güzel […]
tazedunya1
18 Eylül 2013, Çarşamba, 10:45
  Taze Dünya   I.   Bir nesil yıldızları sayarak yaşadı Çimenlerin serinliğinde uyuyup Şaraplarını mezarlara döktüler Rüyalarında dolgun bir kadın Ve odalarında yanmış plastik kokusu…   Yüzlerini buruşturup fırlatıyorlardı Biliyorlardı; yeminlerinden döndükleri an Bacağı kırık bir at gibi vurulacaklarını   Dünya tazeydi ve dünyanın tüm otları Biri ayağa kalkıp sordu: En büyük yıldız ne […]
carpisma
9 Eylül 2013, Pazartesi, 4:52
Çarpışma   …ve hızla düşerim bulutların cebinden yerkürenin kucağına ruhu uçurumlarda gezinen rüyalı kadının ruhuna ah!nasıl birdenbire irkilir vücudu içinde belli belirsiz bir korku… çarpıştım beyaz alnıyla kadının; gözlerini açtı taze dünyaya …hızla sürerim ölüm arabasını gecenin sisinde parlayan sinsi farlara kan ve benzinle tutuşacak ağır demirin, tuz buz olmuş camların soğuğuna… öpüştüm beyaz dudağıyla […]
tabanca
5 Eylül 2013, Perşembe, 9:22
TABANCA   Tabancanı sıkı tut Onu sana melekler verdi İlk önce gözlerine Sonra kurşununa sarılayım Beni rüyalarımdan vur. Bir delik aç tenekeden beynime. Kan değil; bütün bu düş boşalsın. Fırtına, kabaran deniz, kadın ve rüzgar, karanlık ve huzur, huzursuz yaratıklar ve koku, hayal… hayaller boşalsın   onur sakarya   dosya: taze dünya bölüm 1: taze […]
DİRENGENBİLGİ: kasetteki dize onur sakarya'ya aittir.
22 Ağustos 2013, Perşembe, 9:38
DİRENGENBİLGİ: Bir Onur Sakarya üçlemesi olan “DMT, ASİT VE POT” isimli şiirlerden üçlemenin üçüncüsü “POT” karşınızda, buyurunuz… AYAHUSKA SERİ NO 3: POT Beni rüzgârlı heyecanlara götürmeden önce bürokrasiye teslim et O ne yapacağını iyi bilir, belki de kuşe kâğıdına basılmış bir sorgu memuru Zamansız verilen liyakat nişanlarına bir gönderme yapardım ama muz çanı Örneğin ben […]
asit
19 Ağustos 2013, Pazartesi, 8:37
DİRENGENBİLGİ: Bir Onur Sakarya üçlemesi olan “DMT, ASİT VE POT” isimli şiirlerden üçlemenin ikincisi ASİT karşınızda, buyurunuz…     AYAHUSKA SERİ NO 2: ASİT Çık oradan hemen! Tanrıyla bağlantılı birtakım ajanlar Oraya geliyorlar Ne? Konuş benimle Yas zamanı Rast makamı Delik, kâğıt, tetik Silik bir nefestir, kesif Kısa kestir ruhunu Ne? Kal! Ne? Kal işte! Çık oradan hemen! Köşeden […]
dmt
16 Ağustos 2013, Cuma, 1:04
DİRENGENBİLGİ: Bir Onur Sakarya üçlemesi olan “DMT, ASİT VE POT” isimli şiirler ilk kez ve sadece Direngen’de yayınlanıyor. Üçlemenin ilki olan DMT karşınızda, buyurunuz…   AYAHUSKA SERİ NO 1:  DMT Gülmeyin Yaralarımı eşelemek için izin istiyor çilekeş Keş bir ayincinin gidebileceği mesafede ölüm Buyurun Yakmaya geldiğinizi biliyorum erojen bölgelerimi Ne oldu la, çok mu komik? […]
onuseverken
13 Ağustos 2013, Salı, 12:22
ONU SEVERKEN NEREDEYSE ÖLECEKTİM! Sanırım onu sevmekten öleceğim. Alaca bir rüzgârın peşine takıldım. Uzun süre takip ettim. Kafasını takıp çıkartabilen bir civciv sayesinde sonunda onun evinin önüne ulaştım. Ters bir piramidi andıran evin kapısını aradım, bulamadım. Kapısı yoktu ama pencereleri vardı. Kapısı olmadığına göre, tabi ki zili de olmadığına göre pencereye bir taş atmak istedim. […]
neyiyorum
9 Ağustos 2013, Cuma, 10:32
BEN BURADA NE BOK YİYORUM?   Bir de şeyi anlamam, dedi. Neyi, dedim. Kız arkadaşının yanında sonradan rahat osurabilmek için önce ufak ufak ve tedirginmiş gibi osuran adamları. Cart diye patlat be kardeşim. Sinsi olur böyleleri. Osuruğunu alıştıran her şeyini alıştırır benden söylemesi. Ne saçma bir saptama, dedim. Bir de şunu dinle, dedi. Neyi, dedim. […]