toplu blog ortamı

Çocuk Yıllarım / Nuran Öztürk Benli

Çocuk Yıllarım

 

Merhaba ruhumun genç odasından

Size hatıralar anlatacağım

Yemyeşil ovada kırlar içinde

Çocukca anlatıp coşturacağım

 

Sabahın en erken horoz sesiyle

Gün başlardı oyun saatimizle

Yakantop istoptu en çok bilinen

Birdir bir oynardık biz bahçelerde

Bazen topaç çevirir,beştaş oynardık

Çift ip oynar bilekten ip atlatırdık

Birimiz hasta olur birimiz doktor

Çok güzel oynardık çocuk yıllarda

 

Ne çocuk parkımız vardı ne bir sahamız

Mahalleydi bize oyun bahçemiz

Ya ekmek,peynirle ya domatezle

Doyardı acıkan miydelerimiz

 

Yağmurdan ıslanan toprak buldukmu?

Yönümü kes isimli çıvi oynardık

Hep birlikte düz taşları toplayıp

Taş üstünde taş dizer oynardık

 

El ele tutuşup daire olurduk

Yağsatarım bal satarım oynardık

Çimenlere uzanır boylu boyunca

El üstünde kimin eli sorardık

 

 

En küçük kardeşti oyuncağımız

O bizim bebeğimiz bizde anneyiz

Kah kucakta taşır kah uyuturduk

Ağaç dallarında beşiklerimiz

 

Bizler salıncakta çok sallanırdık

İp atlardık,bezirgan başı oynardık

Kör ebe saklanbaç ile çocukca

Bazen saklanırdık oyun boyunca

Çantalarımızı engel yapar atlardık

Birde bazen çelik çomak oynardık

Yağmur yağmaz ise yağmur adamı

Islatıp gezerdik şen kahkahayı

Yeşillik arası bir toprak bulsak

Hemen seksek için yeri çızerdik

Kaygan bil mermeri kırıp küçültüp

Tek ayak üstünde zıplar oynardık

 

Kibrit kutusundan telefon yapar

Saatlerce birlikte konuşurduk biz

Bayrak yarışıyla çember çevirme

Yarışmalardan en çok sevdiğimiz

 

Akşam esintisi ile semtin en yüksek

Tepesine çıkar yayılırdık biz

Kendi yaptığımız uçurtmalarla

Gökyüzünde salınır yarışırdık biz

 

 

 

Yuvamız yanlız akşam içindi

Ezanlarla çekilirdik evlerimize

Bahçe çeşmesinde el yüz yıkanır

Sokak giysileri avluda kalır

Öyle girerdik  evlerimize

Eve girince oyun bitmezdi

Yemek saatini iple çekerdik

Bu saati doldururken biz

Ellerimizle kulleler yapar

Harflerle bulmaca

Bazen şehir oynardık

 

Akşam yemek sonrası biz toplanırdık

Büyük annemizin yanıbaşına

Masallar dinlerdik yüzük oynardık

Uykulu gözlerle son saatlerde

 

Günlerimiz bir bir böyle geçerdi

Ne yorgunluk ne halsizlik duyardık

Hastalıkları tanımazdık hiç

Zaten duysaydıkta pek anlamazdık

 

“ahh nerede o eski günler” diye üzülme

Üzülmekle hiç bir şey geçmiyor ele

Yaşamını sen çiz çok geç olmadan

Çocukluk yaşlanmasın hatıralarla

 

Kalkın hep birlikte bir köy kuralım

Çocuk dolduralım bu köyümüze

Evlerinin önünde kır bahçesinde

Çocuklar yaşasın coşun sizlerde

 

“YALNIZ VARDİYAM” şiir kitabımdan   biraz Öztürk biraz Benli MISRALARIMLA

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.