toplu blog ortamı

Kısa Ölüm Notu / Ezgi Dursun / Kültür Sanat

Kısa Ölüm Notu

Seni hiç olmadık bir yerde görmüştüm. İlk gördüğümde gözlerindeki okyanusta kayboldum. Seni keşfederken iki ay geçip gitmiş tenine dokunamadan.

Bir telefonla koşup geldim yanına ve büyük bir süpriz hazırlamıştın bu sefer bana; bomboş bir ev, mavi duvarlar, en sevdiğim kolyen, bahçeden gelen yanık kokusu, kolundaki şırınga, yerdeki iki damla kan, kıvırcık saçlarının hemen yanındaki kısa ölüm notu…
Bu sefer bizi düşünmeden hazırlamıştın bu süprizi. Başarılı oldun yine de, unutamayacağım tek süprizin bu deli çocuk. Anlamadığım madem böyle gidecektin neden okyanusta kendimi bulmama izin vermedin? Hala kaybolmuşluk içindeyim.

Yüreğimde taşıyorum seni onca yılın ardından ama yetmiyor. Ceşitli canlılara ismini veriyorum sanki ruhun gelecekmis gibi. Seni hatırlamamı istemiyordun bu yüzden de tek birşey bırakmadın bana giderken. İtiraf etmeliyim ki bir tişörtün üstüne parfümünü sıkmıştım. Sesini duyamasam, yüzünü göremesem de aynı atmosferde olmayı tercih ederdim. Birimiz yeryüzünde ötekimiz yeraltında olunca çok zor oluyormuş. Seni nerde ziyaret edeceğimi bilmemem de kötü farkındayım. Ölü bir adamı zaten yıllardır bekliyorum garipseyerek bir de yatağına gelebilsem nasıl olur tahmin edemiyorum. Kalp atışım hızlanıyor senden bahsederken. Okyanusta seyire çıkıyorum bir anda ve bunları kamaramdan yazıyorum sana. Belki hiç dönmemek üzere çıktım bu yola ama sonunda sana kavuşma umudu varken gerisi lüzumsuz düşünce oluyor.

Seni arıyorum, okyanustaki kum tanesi…

Ezgi Dursun

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.