toplu blog ortamı

Susam Sokağı

gunbatimi

Özgün Ergen / Günbatımı

Günbatımına Yazılan I. Işık izini seyrediyor gizin bedeninde üşüyorum kış ortasında dört yanımla lamba gölgesini düşürünce geceden bir avluya güneş sansürlenmiş, ne varsa yasaklanan bana düşmüş karanlığın payı bana hiçbiri değilim bu görüntülerin! II. Az ötede kimse görmeden cellât ölümü halatta sallandırıyor sırtlanları ürkütüyor sırtım karga sesini kendinde deniyor, yenilirken… ben hep ip atlarken düşürülen […]

Son Haberler

kalemesintisi
Kelimelerimle dualarım karışıyor birbirine Kanat çırparak uzaklaşıyor keşkelerim Bir dudak payı ömür bıraksan bana sadece Papatya suyu ile severim saçlarını
mirindasiirler
Saçlarında duygu taşımalı.. Hafif ıslak teninde.. Anlamlar uzanmalı.. Boylu boyunca..
korebe
Yaşadığın ne varsa.. Altına attığın.. Kapkara bir kalemle.. Bembeyaz bir kağıda..
adinadinseviyorum
Dudakların.. Öp hadi.. Bas bağrına.. Huzur bulsun..
canimkardesimve
Bir sabah Finlandiya'da falan uyansam boşluğa düşer miyim acaba? Ya da ilkel bir kabilenin tam ortasında bulsam kendimi. Dünyanın geri kalanında kıyamet kopmakta oysa hiçbiri...
konusamiyorum
Sessiz bir geceye bulaşmış sokak Suçlular sessiz, devrimciler sessiz Tüyler ürpertiyor yalnızlıklar
olmemeyiunutmuslarla
bir havuzu şiirinin üç bölü beşiyle dolduran bir kadın aynı havuzu iki replik hızıyla boşaltan bir adamla niye sevişsin ki
bandosessizliginde
bir kutu taze sıkılmış gökyüzü istiyorum biraz da az kullanılmış kent insan ve insanlık adlı kitap? hmm, yok diyorsun yani desene yine kitapsız dolacak dünya
gizle
Kaçın kurası kim bilir uyanık. En bilinmez akşamlarda, körfeze uzanan. Ve bir vapur sesi gibi uzun bir gece. Bu yalnızlık kör bir hece.
ruyasmak
yorgun azgın bir dünün güneşini kalbine asmalıyım hayata orada uyumalı insanın unutamadığı bir şey varsa sevgilim o da yitirdiğindendir
hangigoc
meramımı bir köyün cebinde sakladım kirlenen ıslığımızın güneş alan evine evini uzat bana gazze’nin sancısını seyrettik insanın insana göçünde
maviyedonelim
gün soluyor bir tutam sessizlik de yetiyor dokunmaya yeter ki maviye dönelim kıraç sarılacaksak eğer dur ben nisan yağmurunda kiraz çekirdeği olayım
ikieksibiriki
iki satır şiir yazılamıyor.. bir sevda uğruna.. eksik kalıyor..
ikieksibir
karanlıktan değil.. derinden değil.. korkuyorum.. boğulmaktan.. ölmekten hiç değil.. korkuyorum.. bir şeyler eksik kalacak..
temmuz
kaç dumanda boğdum kendimi.. kaç urgana geçirdim boynumu.. benden beri.. kaç defa öldüm..
isiginopustuguyer
kandiliyle bir mülteci gecenin sancısı arasında ardında bir damla hüzün ve çoğalan izmir ışığın öpüştüğü yerde başlıyor her şey
birkosemolmali
tanımadığım insanlarla güneşi karşılıyorum elimizde şaraplarla bir nehir kıyısından güneş yüzüme gülüyor, ben somurtuyorum.
kasim
inip çıkan göğsün.. ne güzel.. güneşin ilk ışıklarıyla.. şimdi sabah oluyor.. oda bahar kokuyor seninle.. Mirinda.. sen şimdi gitmelisin.. uzaklara..
bunlarolumu
Kulağında bir ses "biz ha isek siz de ha sınız, siz hu iseniz biz de huyuz" diyor ve "sayılmayız parmağ ile" deyip bitiriyor..Acı çeken herkesten özür diliyorsun..
sezarikimdogurdu
sezar’ı kim takar beni duble iç zaman yosma bir ölümdür hazar’da