toplu blog ortamı

SIFIR FANZİN / Red Kit / Fanzin

Direngen.Net olarak fanzinlere olan ilgimizi biliyorsunuz. Fanzinleri seviyoruz. Radarımıza takılan bir fanzinle daha buluşturuyoruz sizi. Sıfır fanzin…

Sıfır Fanzin Sayı 1
manifestosu

Seni ilaçsız, koltuksuz, binasız, cinsiyetsiz ve susma yetilerini elinden alınmış halde kimsesiz yaratıyoruz. Bu gözleri sadece bizim dünyamızı gör diye, bu ayaksız bacakları kaçma diye yarattık. Hapislerin en makulünde beynine hapsediyoruz. Saatine bak ve aklında tut (umarım kol saati taşımıyorsundur). Akreple yelkovan hiç bu kadar anlamlı yerleşmemişti. Cüzdanını ve telefonunu fırlatmaya daha hazır değilsin. Bunu biliyoruz. Ama bir yıl biterken yenisi başlamış değil. O yüzden bu yıl ayını ve gününü senin koyacağın bir yıl. Bu dünyayı, eskilerinden kurtul diye yarattık. Bir dünya yarat diye.
Saat 00:00

Sıfır Fanzin Sayı 2
Tekrar hoşgeldin,
Seni merak ediyorum, giyinişini ve giyinmeyişini
Düşüncelerini ve izlediğin filmleri. Hiçbir şey yolunda değil.
Farkında mısın?
Belki 1 ay sonra doğacak kızını bekliyorsun
Belki boşanma davasını
Belki yeni alacağın motoru
Ya da evde oturup iş arıyorsundur.
Seni merak ediyorum, susuşunu ve susmayışını
Okuduklarını ve ağladığın zaman zamanları
Belki yalnız başınasın
Belki terk etmek zorunda kaldın evini, bombalar yüzünden
Belki doğudasın belki batıda
Ya da 12 katlı bir binanın üstünde yok oluyorsundur yavaş yavaş.

Seninle 2. saatimiz.
Kim martıları sadece bu derginin logosunda görmek ister ki?
Unutmadan, eğer bir şeyler paylaşmak istersen (şiirden makaleye ses tiyatrosundan notalara kadar) Kadıköydeki 26/A cafeye gidip elinle yazmış olduğun eserini oraya bırakman gerekiyor. Bu daha samimi olmaz mıydı? Ama ben dünyanın öbür ucundayım diyorsan sıfırfanzin@gmail.com.

Sıfır Fanzin Sayı 3
Bir öykü anlatmaya hiç niyetim yok
Kalkıp gidelim bu geceden, yaşanmış ve yaşanılacak her şeyi boşverelim.

Siktir edemiyorsak peki, ne yapalım bütün bunlarla,
Çekip gitmekle, küfür etmekle, öldürmekle
Slogan atmakla, yağmur altında, polisle göz göze
Kıpkırmızı rujlarla öpüşmekle, ereksiyon halinde, bir yatak odasında
Titizce bir plak alıp yerleştirmekle, değer vermekle, vermemekle
Annenin mezarına gidip ağlamakla, üzülmekle ve ya öyle gözükmeyle
Bir otobüs camına yaslanıp kafanı, güzel bir şarkı dinlemekle
Delirmekle durduk yere ve durduk yer ne kadar belirginse
Sabahları erken kalkıp, gözlerine batarken güneş, esvaplar giymekle
Camiye gitmekle, gitmemekle, korkmakla, korkmamakla
Ege’de denizden başka bir şey bilmemeyle
Susmayla ve susmamayla?

Doğa yasalarının şaşmazlığı karşısında, insan ruhunun alçak yaratıcılığını kınıyorum.
Saat, üç.

Sıfır Fanzin Sayı 4
Hepimizin arada sırada kafasını mikrodalga fırına sokmak gibi bir ihtiyacı olmuştur. Buna takılmayalım.

Soğuk taşlara ayakkabımızı sürttüğümüz bir gece, gökyüzünün yukarıda, çok yukarıda, hiçbir zaman dokunulmamış bir kısmına varıp, bu uzayıp giden sessizşiğimize, bu uzayıp gidecek öfkemize ve hiç tanımlayamayacağımız yaşama arzusuna karşın, çığlıklar büyütüp dudaklarımızda, dünyanın bütün kentlerine ve ormanlarına, yankılanabilecek her yerine yer kürenin… Ne diyordum? Buna takılmayalım. Çünkü bazen hepimizin başına o bildiğimiz şeylerden gelir ve hepimiz o bildiğimiz şeylere bildiğimiz tepkiler veririz. Sıkıcıyız. Her şeye rağmen.

Seninle 4. saatimiz. Kendini toparla, kafanı kaldır, gözlerime bak, “Sana dönemeyeceğimiz yerler beğeniyorum. Başka türlüsü güç.”

Sıfır Fanzin Sayı 5
Bir şehrin sokaklarını çiğniyoruz öyleyse
Atları sürükleyen rüzgara, böcekleri ezen yağmura, dışardan, çok dışardan bakıyoruz.
Öyleyse; sırtları, yaşayamadıkları hayatlar yüzünden ve biraz da soğuktan eğik yürüyenlere; gözlerini bir parça, gökyüzündeki tanrıları için kaldırmışların hayal kırıklığına, bir bodrum katında dudaklarına ve tırnaklarına boyalar sürünüp, öyle doğmadığı, öyle hissettiği cinsiyetini yaşayanların anlık gülümsemelerine; kapılarını sertçe kapatanlara, pencerelerini açmayanlara, bir taksinin arka koltuğunda, yandaki adamın elleri saçlarında olan -ama bu bağırışlar ve küfürlerle pek de seviyor gibi durmayan- kadınlara, çıkarıp bir Samsun yakanlara, bavullarıyla sokakta yaşayanlara
Dışarıdan, çok dışarıdan bakıyoruz.
Ama en azı farkediş, asıl kendine, dışarıdan, salonundakinden daha pahalıya patlamış bir camın arkasından baktığını farketmek
Biz yine de;
Başkaldıracak bir zorba, tapınacak bir putumuz olmadan, bu şehrin sokaklarını çiğniyoruz.
05:00

Red Kit: Saat Direngen’di. Kal sağlıcakla Sıfır Fanzin…

sıfırfanzinsayi1

sıfırfanzinsayi2

sıfırfanzinsayi3

sıfırfanzinsayi4

sıfırfanzinsayi5

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.