toplu blog ortamı

Süheyla’nın Tuhaf Dünyası / Gamze Güven / Kültür Sanat

Süheyla’nın Tuhaf Dünyası

Süheyla, gecenin son sigarasını söndürürken Şerafettin’e her zamankinden daha düşük bir ses tonuyla seslendi ve her zamankinden tuhaf bir bakışla çevirdi başını. Saatlerdir onu orada masanın başında yalnız bırakmıştı. Hatta bir an varlığını unutmuştu.Bu gece Şerafettin’e uzaktı ve arkası dönük bir vaziyette oturuyordu. Çünkü bu gece gözyaşı vardı. Sigaranın alevine bir damla gözyaşı damladı. Şöyle dedi Süheyla:

“Adamlar, ekseriyetle içerken sevdikleri kadınları ararlar. Beni bu yaşıma dek hiçbir adam aramadı. Ve adamlar yalnızca gözyaşlarını aşık oldukları kadınlar için akıtırlar. Kimse benim için bir damla bile dökmedi gözlerinden.”

Oysa toplumsal cinsiyete dayalı olarak ortaya çıkan anlayışa göre ” erkekler, ağlamazdı. Gözyaşı, kadına yakışırdı.” Süheyla, bir müddet de yersiz bir toplumsal analiz yaptıktan sonra tekrar dış dünyaya döndü. Devam etti:

“Bir keresinde babam, içmişti. Sesinden anlamıştım. Beni aradı, hem de ağlamaklı idi. Derin bir sessizliğe teslim olmuştum. Çünkü şaşkındım ve ilk defa bir erkeğin ağladığına şahit oluyordum. O günden sonra anladım ki , seni karşılıksız ve delice seven , seni özlediğinde arayıp ağlayabilen adam, yalnızca babandır. Hayatımın hiçbir döneminde babama benzeyen, babam gibi ağlayan, onun gibi sarhoş olan bir adama rastlamadım ve rastladığım hiçbir adam da beni babam kadar çok sevemedi. Bu sebeple Hüsamettin’e kızamıyorum işte. Çünkü o babama benzemiyordu. Babama benziyor olsaydı içtiği geceler aklına gelirdim ve bana telefon ederdi. Sahi “niye mektup yazıyorsun sen?” demiştin. Hüsamettin tarafından bir kez bile aranmadığım için telefon kullanmayı bıraktım. Şimdi hangi şehirde olduğunu bile bilmiyorum. Ondan bihaber yaşamak artık vahim değil. Yirmi dört yıldır buna da alıştım.”

Gamze Güven
suheylanintuhaf

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.